
Ödemiş'te katı atık meselesi - 2
Selim Şahan
Dün kaldığımız yerden bugün devam edelim:
Sıfır Atık Yaklaşımı ile Sağlanan Avantajlar nelerdir?
* Verimlilik artışı,
* Temiz ortam kaynaklı performans artışı,
* İsrafın önüne geçilmesi ile maliyetin azalması,
* Çevresel risklerin azalması,
* Çevre koruma bilincinin kurum bünyesinde gelişmesine katkı sağlaması ve böylece çalışanların, “duyarlı tüketici” duygusuna sahip olması,
* Ulusal ve uluslararası pazarlarda kurumun “çevreci” sıfatına sahip olması sağlanarak, saygınlığının artması.
BİLENLER SIFIR ATIK, BİLMEYENLER ÇÖP ÜRETİYOR
Her yıl, üretilen gıdanın yaklaşık 1,3 milyon tona karşılık gelen miktarı, sofralara ulaşamadan kayba uğruyor ya da israf ediliyor. Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilirlik çalışmaları yapan Wrap adlı sivil toplum kuruluşuyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre dünya genelinde israf edilen gıdanın toplamı, 40 tonluk 23 milyon kamyon dolusu yiyeceğe karşılık geliyor. Genel algı israfın zengin ülkeler tarafından yapıldığı yönünde olsa da rapor, gelir gruplarından bağımsız olarak her ülkede, önemli miktarda gıdanın israf edildiğini gösteriyor. Durumlar, dünya genelinde en fazla gıdanın israf edildiği ülkeler arasında yer alan Türkiye’de de pek iç açıcı değil. 2021 Birleşmiş Milletler Gıda İsrafı Endeksi Raporu’na göre Türkiye’de her yıl kişi başına 93 kilogram yiyecek çöpe atılıyor.
BM’ye göre, küresel nüfusun 2050 yılına kadar 9,7 milyarı bulması ve aynı doğrultuda gıda talebinin de yüzde 60’a kadar artması bekleniyor. Bu artış oranları, daha fazla gıda üretimini tetikleyeceğinden gelecekte bugün olduğundan çok daha büyük bir israf senaryosu ile karşı karşıya kalacağız. Sıfır atığın küresel çapta bir sorun hâline gelmesi dünyanın bu konudaki farkındalığının da artmasını sağladı. Ülkeler özelinde değerlendirildiğinde dikkat çeken uygulamalar ve sıfır atık bilinci ile hizmet veren kuruluş sayısında ciddi bir artış yaşanıyor. Sıfır atık yaklaşımını esas alan restoran ve marketlere yönelik ilgi de oldukça fazla. Dünyada sıfır atık konusunda en hızlı ilerlemeyi kaydedenler ise Avusturya, Almanya, Amerika, Brezilya, Singapur, Güney Kore, İngiltere, İtalya ve Fransa olarak sıralanıyor. Avusturya, atıklarının yüzde 63’ünü geri kazanırken Almanya’da geri dönüşümden yüzde 60 oranında verim sağlanıyor. Özellikle Kaliforniya ve San Francisco eyaletlerinde sürdürülübilir yaşam için ciddi çalışmaların yapıldığı Amerika’da ise 70 binin üzerinde kafe, sıfır atık esasına göre çalışıyor.
DÜNYA SIFIR ATIK LİDERİ: GÜNEY KORE
Sıfır atık bilincini oluşturarak sürdürülebilir yaşam konusunda gelişme kaydeden birkaç ülke arasından sıyrılan Güney Kore, bu alanda dünyanın lideri hâline gelmiş durumda. Bir zamanlar çöp kokusunun tüm mahallelere yayıldığı bir şehir olan başkent Seul, şu an dünyanın en iyi katı gıda atık geri dönüşüm programlarından birine sahip. Çöp depolama alanına yalnızca sıfır atığın gittiği Güney Kore’de, günlük olarak üretilen 13 bin ton gıda atığının yüzde 39’ü kompost, yüzde 60’ı hayvan yemi, yüzde 10’u ise biyoyakıt hâline getiriliyor. Bu da ülkedeki atıkların yaklaşık yüzde 95’inin geri dönüştürüldüğü anlamına geliyor. Güney Kore’nin 1995’te yüzde 2 olan geri dönüşüm oranını bugün yüzde 95 gibi muazzam bir yere getirmesi ise ciddi bir çabanın sonucunda gerçekleşti. Hükümet düzenlemeleri, Güney Kore’de yaşayanların atık gıda ile ilişkisini büyük ölçüde değiştirdi ve Seul’de her gün oluşan 400 ton gıda atığı ciddi oranda azaltıldı. Hükümet 2005’te çöp alanlarına gıda atılmasını, 2013’te ise gıda atıklarından çıkan çöp suyunun denize boşaltılmasını yasalarla engelledi. Bilindiği üzere sıfır atık projesinin başladığı yerde, gıda atıkları biyolojik olarak parçalanabilen torbalarda toplanmak zorunda. Güney Kore, bunu en doğru şekilde yürüten ülkelerden biri olduğu için hızlı bir başarı kaydetti. Kore halkı, 2013 yılından bu yana gıda atıklarını biyolojik olarak parçalanabilen, sarı torbalarda biriktiriyor ve bu torbaları da sokaklarındaki atık toplama kovalarına atıyor. Atığın hacmine göre çeşitli boyları olan torbalar, aynı zamanda vatandaşların atık vergileri olarak sayılıyor. Hükümet verilerine göre Seul’da bu vergi, kentin yiyecek atıklarını toplama ve işleme maliyetinin yüzde 60’ını karşılıyor.
Yazıya yarın devam edelim