
Biraz mola
Selim Şahan
Bugün kısa yazacağım…
Türkiye olağanüstü günlerden geçiyor.
Takip etmekte zorlandığımız sürekli değişen bir gündemimiz var.
35 yıl önceki diplomalar mercek altını alınıyor…
Dünyanın en büyük şehirlerinden birinin belediye başkanı önce gözaltına alınıyor sonra tutuklanıyor…
Neler olup bittiğini daha da sıralayabilirim ama zaten biraz haber izleyen birilerine bunları anımsatmanın hiç anlamı yok…
Meydanlar hareketli…
50 bin insanın hayatını kaybettiği Gazze’yi, yayılmacı İsrail’i ve ayaklanma ile hükümeti değişen Suriye’yi unuttuk gibi.
Sosyal medyada olağanüstü bir işgal var. Kendi arkadaşlarımızın paylaşımlarını göremezken ismi cismi ve fotoğrafı sahte, profili kitli trollerin algı yönetimi gayreti var.
Düne kadar Selanik’e saldıran troller şimdi de Saraçhane’yi bomba yağmuruna tutuyor.
Bunların hangi merkezlerden yönetildiklerini biliyoruz. Herkes biliyor…
İnsanın üzüldüğü nokta; tehdit, hakaret ve küfürler havada uçuşuyor…
Elbet bir gün gelecek bu trollüklerin de hesabı sorulacaktır.
Sanıyorum o zaman geldiğinde de ‘KANDIRILDIK’ diyeceklerdir…
Memlekette hakemlere bile güven kalmadı… Sadece hakemlere mi?
Öğretmene de kalmadı… Bakanlık bir sınav yapıyor, ders öğretmeni yerine başka branşların öğretmeni gözetmen oluyor!..
Hafta sonu bayram, sonrası bir haftalık ara tatil…
Oğlumun bir işi bahanesiyle Cuma gününden itibaren Belçika’da olacağım. Dönüşte de birkaç gün İstanbul’da. Bu süre içinde sosyal medyadan da telefonlardan da işten de güçten de biraz uzak duracağım…
Dolayısıyla gazete yazılarıma da bir süre ara vereceğim…
Dönüşte biraz Belçika ve AB’nin başkenti Brüksel konuşuruz belki…