İletişim çağında mıyız?

Eğer Ödemiş'te yaşıyor ve bir de kaleminizle insanlara seslenecek bir gazete köşeniz varsa konu sıkıntısı gibi...

Eğer Ödemiş’te yaşıyor ve bir de kaleminizle insanlara seslenecek bir gazete köşeniz varsa konu sıkıntısı gibi bir derdiniz olmaz. Haftada bir değil ya her gün yazıyor olsanız bile bu durum yazan için değişmez. Neden mi? Söyleyelim…

Gün aşırı, bazen günde iki kez uğradığım bir esnaf arkadaşım var. Geçenlerde yine uğradığımda kendisi yoktu. Çalışan arkadaş, “Birazdan gelebilir, dilerseniz bekleyin” deyince ben de günün yorgunluğunu giderecek bir koltuk buluverdim.

Bir süre sonra arkadaşımın dükkana girişindeki farklılık dikkatimi çekti. “Hayrola” dememle içinde biriken öfkesi dudaklarından dökülüverdi.

Geçtiğimiz günlerde bir yazımda dillendirdiğim İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Ödemiş Belediyesi arasında süren kayıkçı kavgasının bir örneğini de bu kez arkadaşım yaşamış.

Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyeleri arasında yapılan yetki düzenlemeleri bağlamında “İlan ve Reklam Vergisi”, daha önce ilçe belediyelerince tahsil edilirken bu kez 1 Ocak 2017 tarihi itibariyle Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmiş. Devredilmiş ama bu devir işleminden haberi olmayan esnaf arkadaşım, Temmuz 2017 ayı içerisinde Ödemiş Belediyesi’ne yıllık ilan ve reklam vergisi olarak 120 TL ödemeye gitmiş. Parayı tahsil eden görevli, arkadaşımıza bu ödemenin Büyükşehir’e yapılması gerektiği uyarısını yapmadan kasaya atmış.

Ekim ayının 30’unda bu kez arkadaşımıza Büyükşehir Belediyesi’nden resmi olarak uyarı yazısı bir görevli aracılığıyla gelir. Gelen kişi, tabelasının enini boyunu ölçer, biçer ve ne ödeyeceğini bildirir. Ayrıca gönderilen yazıda İlan ve Reklam Vergisi için beyanname vermesi gerektiği ve Ocak ayından Ekim ayına kadar geçen sürede tahakkuk eden bedelin de faiziyle birlikte 285 TL olduğu, bu vergiyi Kasım’da öderse 300 TL olacağını bildirir. Büyükşehir’in o tabela için belirlediği ilan vergisi 180 TL iken gerekli resmi duyuru yapılmadığı için ek 105 lira faiz ödeyen arkadaşım, şimdi de Ödemiş Belediyesi’ne gereksiz ödediği 120 TL’yi nasıl geri alabileceğini kara kara düşünüyor.

Sosyal medyaya düşen bir çukur var. Bu yazıyı yazdığım gün ben de gördüm. Kentin en işlek caddesi olan Gazi Caddesi’nde Ziraat Bankası önünde. Doğalgaz çukurunun kapağına benzettim. Merak eden gider bakar. Şimdi bu caddenin kaldırımı, Büyükşehir’in mi yoksa Ödemiş Belediyesi’nin mi sorumluluğunda? Günlerdir bu çukur -ya da kapağı kırılmış çukur diyelim- neden kapatılmıyor? Yaşlı, genç kim olsa o çukura ayağı kayıp düşebilir, beyin kanamasından ölürse kim hesap verecek?

Yeri gelmişken Mustafa Pek’ten de söz etmeliyim.

Daha önce bir başka yerel gazetede kendisini Ödemişlilere tanıttığım garip ve yalnız yaşayan Mustafa Pek; Ödemiş, Kiraz, Beydağ ve bunlara bağlı mahallelere her gün gezip dolaşır. Yollarda gördüğü her türlü aksaklığı, arızayı defterine not eder ve o arıza hangi birimi ilgilendiriyorsa üşenmeden tuttuğu notu oraya bildirir. Gerisi o birime kalmıştır. Böylesi bir sosyal sorumluluğu düzenli olarak ondan başka yerine getireni henüz görmedim ve duymadım. Onun tuttuğu notlardan birini -hiç değişiklik yapmadan- buraya aktarıyorum. Görüleceği gibi bu notta sözü edilen yerde istenen ışıklı yaya geçidi maalesef yapılmadı. Ölümcül bir kaza yaşanması mı bekleniyor yoksa burada!!??

“ÖDEMİŞ BELEDİYESİ, SAĞLIK BAKANLIĞI, KAMU HASTANELERİ KURUMU, İZMİR GÜNEY BÖLGESİ HASTANELERİ BİRLİĞİ, ÖDEMİŞ DEVLET HASTANESİ DİŞ POLİKLİNİĞİ, BURAYA YAYA GEÇİDİ ARABALARIN YAVAŞ GEÇMESİ İÇİN YAŞLILAR GEÇEMİYOR, YAYA GEÇİDİ YOK, DURAK YOK, TRAFİK LAMBASI YOK, VATANDAŞLAR İSTİYOR.”

İki belediye arasındaki bu çekişme ya da buna yurttaş vergisiyle hizmet yapan iki siyasi kurumun seçim kaygısı diyelim, bize yaşattıkları eziyetin faturasını kim ödeyecek? Her kurum, basına verdiği demeçlerle diğerini suçlayıp görev ve yetkilerini pankart asarak bir sonuç alıyor mu? Ne gezer…

Bu arada ben de yeni öğrendim: Ulus Meydanı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğuna geçmiş. Büyükşehir Belediyesi’nden en büyük beklentim, Ödemiş’in kanayan yarası, kapalı bir pazar yeri! Bunu başaracak başkan ve yönetimi gerçekten alkışlayacağım. Ödemiş Belediye Başkanları bu işi beceremediler, belki Büyükşehir başarır.

Son bir nokta daha: ESHOT otobüs durakları, Mithatpaşa ve Atatürk Caddesi boyunca var. Var olmasına var da bu araçların o duraklarda nasıl yolcu indirip bindirdiğini bilen var mı? Bu caddeler boyunca aralarında 20 cm bile olmayacak şekilde araç park ediliyor. Polis gelip ESHOT durağı tabelası olan yere park eden araç sahibini uyarıp “Kaldırmazsan ceza yazarım” diyor. El insaf! Bir küçük taksiyi kaldırmakla o koca ESHOT otobüsü parka girip nasıl yolcu alacak, nasıl indirecek? Velhasıl, işler ancak dostlar alışverişte görsün kabilinde yapılıyor…

Bakmadan Geçme